Ortam oynatıcı cihazlar nelerdir? Neler yaparlar?

Ortam oynatıcı cihazlar nelerdir? Neler yaparlar?

Tekrar merhaba teknolojiseverler,

Geçen hafta belirttiğimiz gibi, ev sineması sistemlerini oluşturan unsurları teker teker ayrıntılı olarak incelemeye başlıyoruz. Bugün sizlere tvlere görüntü ve ses verilerini içeren medya dosyalarını gönderen oynatıcılarımız olan media player cihazlarını ve uygulamalarını inceleyeceğiz.

70’li yılların sonlarında analog görüntüleri sayısal verilere dönüştürme çalışmaları meyvelerini vermeye başladı. Dijital haritalama metotlarıyla sağlanan sabit görüntüleri yüksek hızda peş peşe oynatarak elde edilen hareketli görüntüyü sayısal olarak kaydedip işleyen cihazlar, bunu yapabilmek için özel işlemcilere sahiplerdi. Zaman içinde bu işlemcilerin gelişmesi ve kapasitelerinin büyük bir ivme ile artması, görüntüyü hem daha net, hem daha hızlı hem de verilerinin fiziksel ortamda daha az yer kaplayacak şekilde sıkıştırılmasını beraberinde getirdi.

Daha önce bahsetmiş olduğumuz HD Ready, Full HD, 4K (UHD) gibi bütün çözünürlük standartları bu digital video ortamlarını anlatmak için ilk karşılaştığımız terimlerdir. Sonra görüntü sıkıştırma teknolojisinin adı ve kayıt ortamı gibi konular devreye girer. Dijital görüntü sıkıştırma kavramını, mantık olarak birebir tutmasa da kafanızda bir görselini oluşturabilmek için şöyle tarif edebiliriz. Oynatıcınızın leblebi resmi görüntülemesi için leb kelimesinin yeterli olması bir sıkıştırma durumudur. Artık leblebi demenize gerek kalmadığı için daha az konuşarak daha fazla şey anlatmış olursunuz. Böylece kapasitesi belli olan bir diske daha fazla şey sığdırmanız sözkonusu olabilir.

Dijital resim dünyasında devrim yaratan JPEG görüntü verisi sıkıştırma formatının hareketli bir türü olan MPEG, endüstri standardı olarak hayatımıza önce Video CD’lerin, sonra da daha akıllı ve interaktif hizmetler sunabilen DVD’lerin girmesine yolaçmıştır. O zamanlar sinemalarda gördüğümüz koskoca manyetik bant rulolarının yerini alan bu kompakt tasarımlı ortamları taşıması da saklaması da kolaydı. Böylece ev sineması, gerçek manada eğlence dünyasında yerini aldı.

Görselliğe dünya çapında verilen önemin ve durdurulamaz gelişimin sonucunda, dijital dünyada daha büyük veriler işlenmeye başladı. Görüntü çözünürlükleri arttı, resim ve ekran kalitesinde gelişmeler yaşandı. Böylece yetersiz kalmaya başlayan DVD’ler yerine Blu-Ray Disk’ler çıktı. Böylelikle Full HD televizyonlarımızın detaylı gösterim gücü için kaynak sağlanmıştı ve filmleri, videoları daha net daha gerçekçi izleyebiliyorduk. Keza 4K da aynı mantıkla Blu-ray’in tahtına oturuyor. İşte ortam oynatıcı cihazlar dediğimiz cihazların şu anda en yaygın grubunu bu DVD ve Blu-Ray oynatıcılar temsil ediyorlar.

Bu grup film oynatma özelliğine yan özellik olarak sahip olan tvye bağlanan yeni nesil oyun konsolları ile destekleniyor. Zira onlar da DVD ya da Blu-ray oynatabiliyor, bağlandıkları çevrimiçi servislerden online video ve film izletebiliyorlar.

2000’li yılların ortalarından itibaren paylaşım ortamlarında ulaşılabilen sayısal formattaki filmler, endüstriyi birden çok miktarda video dosyası veya filmi tek bir fiziksel ortamda barındırmaya meyillendirdi. Filmler artık dijital hafızalarda, hard disklerde saklanmaya başladılar. Kaynak olarak USB bağlantısı üzerinden hard disk eklenebilen, görüntüleri HDMI portundan yeni nesil televizyonlara gönderen, uzaktan kumandaları sayesinde kolay kullanımlı, özel üretim işlemcilerle donatılmış media player cihazları türedi. Bu cihazlar içlerindeki yazılımın güncellenerek daha kabiliyetli hale getirilebilmesi sebebiyle bir dönem çokça tercih edildiler. Ama sonraları televizyon üreticileri bu cihazların kalbi olan işlemcilerini tv kasaları içine monte etmeye başlayınca, kendilerine olan ihtiyaç ortadan kalktı. Şimdi çok az modelin piyasada hala tutunmaya çalıştığını görüyoruz.

Bu cihazlar daha sonra, çevrimiçi video hizmeti veren firmaların iştahını kabarttı ve trendi başka yöne çevirdiler. İçinde belleği olmayan, yazılımları sayesinde internet üzerindeki film izleme servislerine bağlanıp, ücretli ya da ücretsiz film tedariği ve gösterimini sağlayan cihazlar ortaya çıktı. Genişbant internet hızı yeterli olan gelişmiş ülkelerde sıklıkla tercih ediliyorlar.

Bir de olayı daha ciddiye alan ev sineması meraklıları için bilgisayar tabanlı ev sineması ortamları mevcut. Türkiye’de yıllardır bakir bırakılmış bir alan olan HTPC (Home Theater PC) türü ev bilgisayarları, salonunuzda tv setiniz ile birlikte şık gözükecek pahalı ve gösterişli özel kasalardan, tek elinizle tutabildiğiniz mini pc’lere kadar çeşitli türlerde satılıyorlar. Bu cihazlar, zamanımızın işlemcileri zorlayan detaylı bilgisayar oyunlarını oynayabileceğiniz kadar güçlü konfigürasyonlarla gelebiliyor.

Konunun fanatikleri tarafından bu tür cihazların seçilmesinin sebebi, hem televizyonunuzu bildiğiniz ve hakim olduğunuz bir işletim sistemi ile geniş ekran bir bilgisayara dönüştürmesi hem de çeşitli çok güçlü yazılımlar sayesinde başka cihazlarla elde edilemeyecek genişlikte imkanlarla donanmış bir ev sineması oynatıcısına dönüşmesi. Sonraki haftalardan birinde bu yazılımlardan biri olan ve benim bakış açıma göre kişisel bilgisayar tarihinin en muhteşem bedava yazılımı olan KODI (eskilerden tanıyanlar XBMC olarak da bilir) üzerinde özellikle duracağım.

Güncel teknolojiyle uyumlu olan bu cihazların hepsinin yeni sürümlerinin, 3 boyutlu görüntü oynatımı, Full HD veya 4K görüntü iletimi, en son çevresel ses sistemi desteği, basit oyunlar oynatma ve etkileşimli çevrimiçi hizmetlere bağlantı gibi artık standart hale gelmiş özellikleri mevcut. O yüzden televizyonunuz ve ses sisteminiz ile bu özelliklerin uyumlu olup olmadığına dikkat etmeniz önem taşıyor. Her şeyi oynatabilen bir media player, her şeyi gösteremeyen bir televizyon ile eşleştirildiğinde ortaya sıkıntı verici durumlar çıkabilir.

Önümüzdeki hafta paket ev sineması sistemleri konusunda genel bilgileri vermeyi planlıyorum. Özellikle değinmemi istediğiniz konular var ise önerilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

Güzel bir hafta dileğiyle, sevgiler…

Gökhan DEMİRCİ