Ev Sineması Paket Sistemleri – 2

Ev Sineması Paket Sistemleri – 2

Güzel bir günde yeniden karşınızdayım teknolojiseverler,

Bugün ev sineması konusunun başlangıç seviyelerini temsil eden paket sistemler ile ilgili bazı detay bilgilere girip, sonra olayı toparlayacağız.

1965 yılında Ray Dolby tarafından Londra‘da kurulan Dolby Laboratuvarları, günümüz ses işleme teknolojilerinin gelişimi için en büyük adımı atan kuruluş oldu. Kaliteli bir ses alıcısının, sesini almak istediği odak noktasındaki özneden maksimum kaliteyle faydalanıp, etraftaki diğer seslerden ve oluşan her türlü parazitten ayıklanması ihtiyacı önemliydi. İlk başta müzik endüstrisinin işine yarıyor olduysa da, sonraları sürekli geliştirilen ve yeniden uyarlanan standartlarla sinema dünyasının vazgeçilmez destek elemanlarından biri haline geldi.

Ses sistemlerin alıcı ve kontrol ünitelerinin neredeyse tamamına yakınının özellikleri arasında göreceğiniz Dolby ses uyumluluk listeleri aslında size ulaştırılan sesin berrak olmasını garanti ederken bir yandan ne çeşit bir çevresel ses yelpazesine sahip olabileceğiniz konusunda sizi bilgilendirir. Küçüğünden başlayarak gidersek,Dolby Surround, Dolby Pro Logic, Dolby Pro Logic II, Dolby Digital, Dolby Digital EX, Dolby True HD ve daha çok yeni olduğu için ev sineması sistemlerinde çok rastlamasak bile Dolby Atmos. Bu gördüğünüz seviyeler, çevresel hoparlör sayılarındaki artış ile birlikte ses kanallarının çoğalması ve iletim tekniklerinin gelişmesini içerir. Ses sinyallerini daha az kayıpla daha verimli şekilde sıkıştırarak ilettiği için göreceli olarak Dolby Digital formattan biraz daha iyi olduğuna inanılan DTS (Digital Theater System) çok yaygın ve saygı gören bir çevresel ses formatıdır. Evlerinde desteklenen bir 5.1 ses sistemi olan çoğu kullanıcı DTS formatında ses ile film izlemeyi tercih etmektedir. DTS’de aynı şekilde daha çok çevresel hoparlör içinDTS Neo 6, DTS-ES ve DTS-HD MA (Master Auido) gibi gelişkin versiyonlara sahiptir.

Bununla birlikte Star Wars serisi ile gönüllerimize taht kuran ünlü sinema yönetmeniGeorge Lucas‘ın kendi film şirketi Lucasfilm‘e (geçtiğimiz sene itibarı ile artık birDisney şirketi oldu malesef) teknoloji alanında destek sağlaması için yine kendisi tarafından kurulan THX şirketinin aynı isimli teknolojisi, konu hakkında daha da ileri gitmek isteyenler için bahsedilmezse ayıp edilmiş olunacak bir fenomendir. Bütün yukarıdaki ses formatlarının yanında geliştirici sistem olarak çalışır. Adını Lucasfilm’in ilk teknik müdürü olan Tomlinson Holman‘ın yaptığı bir akustik başarım deneyinden (Tomlinson Holman EXperiment) alan THX’in ana hedefi, film izlenmekte olan her sinema salonu veya odadaki akustik farklılıklar yüzünden hoparlörlerden çıkan sesi bazı hesaplamalar yaparak o anda izlemekte olduğunuz ortama göre manipüle etmek ve izleyicilere sinyalleri en doğru şekilde ulaştırmaktır. Tabi bu titizlik bir çok ekstra maliyeti de beraberinde getirir, çünkü uçtan uca bütün sistemin THX onaylı olması gerekmektedir. Yani seyrettiğiniz filmdeki sinyaller, oynatıcınız, receiverınız, hoparlörleriniz ve hatta hoparlörlerinizin kabloları bile THX uyumlu olmalıdır. Belli başlı markaların üst seviye sistemlerinde THX desteği bulabilirsiniz.

Her ne kadar sesi geliştirmek ile ilgili teknolojiler, paket ev sistemlerinde destekleniyor olsalar da, fiziksel bazı kısıtlamalar olduğu da gerçektir. Uygun fiyat seçeneklerine sahip ev sineması paketlerinin hoparlörleri,  evin içinde dolaşarak keyif içinde müzik dinlemeniz konusunda çok yardımcı olmazlar. Genellikle ince, uzun ve dar imal edilmiş olan bu hoparlörler, sadece tam kulaklarınızı tam karşıdan belli açılarla görerek hizmet verecek şekilde tasarlanmışlardır. O yüzden sinema koltuğunuz ya da kanepenizin alanının dışına çıktığınızda, kaliteli ses beklentinizi geride bırakmanız gerekecektir. Bu durumu bertaraf etmek için de, müzik dinlemekle ciddi ilgilenen ev sineması meraklıları en azından televizyonun iki yanındaki hoparlörleri daha pahalı hi-fi hoparlörleri ile değiştirmeyi uygun görürler.

Paket sistemlerde eskiden radyo özelliği de olur, hatta kutularının içinden daire ya da kablo şekilde antenler çıkardı. Şimdi akıllı tv uygulamalarını da barındıran son model paketler, dijital yayınlara da ulaşabildikleri için lokasyonunuza göre sinyal çekip çekmediği belirsiz olan radyo devresine ihtiyaç duymuyorlar. USB bağlantıları sayesinde bu cihazlar taşınabilir bellek ya da sabit disklere bağlanabiliyor ve içinden müzik, resim ve video dosyaları oynatabiliyorlar. Kablosuz bağlantı destekleri ile internete ya da ev ağınıza bağlanabiliyorlar. Akıllı telefon ya da tabletinize yükleyeceğiniz yazılımlarla uzaktan kontrol edilebiliyor, hatta dosya alışverişinde bile bulunabiliyorlar. Uzaktan kumanda özelliğini üzerinde kızılötesi verici olan daha pahalı telefon modelleri direkt olarak, olmayan daha uygun fiyatlı telefon modelleri de ev ağınız üzerinden cihaza ulaşarak kullanıyorlar. Bir çoğu, çekmecesine yerleştirdiğiniz müzik cdlerini mp3 gibi sıkıştırılmış veri formatlarına dönüştürüp, bellek ya da diskinize aktarabiliyor bile.

Dolayısı ile, insan kulağının duymayacağı frekansların ya da hiç işinize yaramayacak bir takım kompleks özelliğin peşine düşerek evinizde bu işlere gereksiz yatırım yapmanın manası olmayabilir. Fiyat/performans oranı çok yüksek bir çok sinema paketi, size aklınıza dahi gelmeyecek kadar keyifli imkanlar sunuyor. Ama dediğim gibi hem film seyredip hem de mekanınızda canlı müzik çalınıyormuşcasına sizi takip eden derinlemesine seslere sahip olmak istiyorsanız, kesenin ağzını açıp bu konuyu müteakiben anlatmaya çalışacağım bağımsız deck sistemlere yönelmeniz daha iyi olacaktır.

izlesine.org’u takip etmeyi unutmayın.

Sevgilerimle

Gökhan DEMİRCİ