The Hateful Eight

The Hateful Eight

TÜR: MACERA

Merhaba sinemaseverler,

Her filminde olduğu gibi gösterime girmesinden kısa bir süre evvelsinden itibaren ilgi çekici fragmanlarıyla izleyicinin beklentilerini tavana taşıyan bir Quentin Tarantino filmi, The Hateful Eight ile karşınızdayım.

Tarantino, hepimizin de bildiği gibi az ve öz projeye imza atmayı yeğleyen, nevi şahsına münhasır bir yönetmen. Yıllardır çok iddialı bir western çekmeyi istediği ve peşinden de planladığı haberlerini sürekli aldığımız için bu film bizlere sürpriz olmadı tabi. Django Unchained, onu yeterince kesmedi belli ki. Filmde sürpriz olmayan başka bir konu da, seçici davranması ile meşhur yönetmenimizin yine önceki filmlerinde çalışıp çok memnun olduğu, artık ahbabı haline gelen oyunculara yer vermesi. Öyle ki, The Hateful Eight daha önceki Tarantino imzalı filmlerin yıldızlarından bir resmi geçit havasında.

Ayrıntıya girmek gerekirse, filmin oyuncuları Django Unchained, Pulp Fiction ve Jackie Brown‘da en önemli rolleri teslim ettiği Samuel L. JacksonDeath Proof‘ta karizmasına güvendiği Kurt RussellKill Bill ve Django Unchained’in kadrosunda yer verdiği James Parks, yine Kill Bill’den Michael Madsen, Django Unchained ile ahbapları arasına katılan Walton Goggins, Pulp Fiction ve Reservoir Dogs kadrosundan Tim Roth ve Django Unchained’den Bruce Dern. Bu isimlerin yanı sıra, Jennifer Jason LeighZoe Bell ve Channing Tatum‘un da Tarantinogillere katılmasını keyifle izliyoruz.

Konusu şöyle:

Amerikan İç Savaşının bitiminden birkaç yıl sonra geçen olaylarda, Wyoming’de müthiş bir kar fırtınasının ortasında kalan bir posta arabasındaki cellat ve yakaladığı kaçak, yolda kötü şöhretli bir ödül avcısı ile şerif olduğunu iddia eden bir hayduta rastlayıp yanlarına alırlar. Artan fırtınadan korunmak için sığındıkları konaklama yerinde kendileri gibi gizemli dört kişiyle daha karşılaşırlar. Dışarıda yoğun kar fırtınası, içeride de elleri hayatı boyunca kana bulanmış, şiddetle yoğurulmuş bu güvensiz silahşörler varken bir tek şey kaçınılmazdır. Ölüm.

Quentin Tarantino’nun sekizinci filmi olarak lanse edilen film (geriye dönüp bakınca daha fazla görünüyor ama şimdi orasını karıştırmayalım), kaçıncı film olduğu ve adındaki sekiz ile biraz reklam kokmuyor değil. Zira Kill Bill’deki Crazy 88 ordusu da işin içine girdiğinde, Tarantino’nun sekiz sayısına özel bir ilgisi mi var dedirtiyor.

Filmde bir de güzel sürpriz var. Tam 40 yıl sonra üstad Ennio Morricone‘nin tamamı ile bir western için yazdığı ilk film müziği ile buluşuyoruz. O da yine yönetmenin bir kaç filmde beraber çalışarak unutulup gitmesini engellediği önemli bir sinema emektarı.

Kısacası aksiyonu gittikçe daha artan ve sizi her sahnesinde bir sonraki olay için merakta bırakan bir Tarantino klasiği.

İyi seyirler.

Gökhan DEMİRCİ

 

8.1
75%