Multimedya’nın Evrim Teorisi

Multimedya’nın Evrim Teorisi

Konuyla küçük yaşlarından beri ilgilenen ya da en azından o günlerin detaylarını hatırlayacak kadar hafızası kuvvetli kişilerin gözlerinin önünde cereyan eden bir evrim söz konusu. Sinema salonlarının büyüsünü evinde yaşamak isteyenler, ilk olarak hazır filmleri sonra da kendi kameraları ile çektikleri görüntüleri seyredecek ilk ortamlar olarak karşılarında delikli film şeritlerini oynatan makineleri buldular.

8MM film ortamının popülaritesi, onu belli bir refah seviyesine ulaşmış insanlar için sihirli bir oyuncak haline getirmişti. Bugünün kameraları ile hiç bir açıdan karşılaştırılamayacak ilkellikteki video kameraları ile beş dakikalık bir görüntü kaydını oluşturup bir de onu seyretmek için uğraşmak, bildiğiniz gibi bir ritüel değildi. O beş dakikalık görüntüyü bile izledikten sonra, bandı eski haline getirip bırakmak için geri sarma işleminin yaklaşık aynı sürede olması, günümüz gençleri için algılanamayacak boyutta bir azaptır herhalde. Lambalıydı, belirli bir ömrü vardı, bitince dünyanın öbür tarafına sipariş verip aylarca gelmesini beklerdiniz vesaire.

VHS ve Betamax savaşları başladı sonra, görüntü kaydetmek ve film izlemek artık televizyonlarımıza bağladığımız video cihazlarının işiydi artık. Okuyucu manyetik kafa ayarlarındaki bir farklılık yüzünden bir süre sonra oyunun dışında kalan Betamax formatının sahibi Sony firması, bundan yıllar sonra sayısal video disklerinin şatafatlı yeni temsilcileri olan HD-DVD ve Blu-Ray arasındaki çekişmede kazanan taraf olarak intikamını almış sayıldı.

Günümüzde gelinen durumda ise, evlere ulaşan genişbant internet sayesinde çevrimiçi video izleme alışkanlığında ciddi bir artış sağlandı. Buna rağmen ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerin kullanıcı başına bant genişlikleri, bir filmi en yüksek kalitede çoklu ses kanalı ve yan içeriklerle birlikte canlı izletmeye yetmemekte. Yeten bir bağlantı seçeneği bulduğunuzda ise bunun aylık ücretinin küçük çaplı bir servet olduğunu bilmeniz gerekli. Bu yüzden, fiziksel bir medyaya ihtiyaç duymayan kullanıcılar için dijital satış platformlarında Ultraviolet gibi formatlar görücüye çıktı.

Parasını ödeyip filmi Blu-Ray kalitesinde içerik ile bilgisayarınız ya da medya oynatıcı sisteminize indirebiliyor, sonra izleyebiliyorsunuz. Yani, bütün bunlardan anlaşılacağı üzere evde sinema olayı bilgisayar sistemleri ve mobil cihazlar ile paralel anılmaya başladı.Bilgisayar teknolojisinin etkileşimli multimedya alanında sağladığı olanaklar sayesinde de, artık üç boyutlu görüntüler ile kendimizi filme biraz daha dahil hissedebiliyor, beğenmediğimiz son sahneleri ve kamera açılarını istediğimiz alternatifleri ile değiştirebiliyoruz. Dizi filmlere internet üzerinden açılan beyin fırtınası ortamları ile yön verilmesinde katkıda bulunabiliyor, kendi kaydettiğimiz görüntü ve sesleri de bir çok sosyal medya platformunda hızla paylaşabiliyoruz.

Teknoloji başlığı ile yayınlayacağım yazılarımda, zaman zaman nostaljik amaçlı eski kayıt veya oynatma ortamlarından, genellikle de günümüz teknolojisinin en yaygın cihaz, yazılım ve sistemlerinden bahsedeceğim.

Önümüzdeki yazıda görüntü formatları nereden nereye geldi, hangi gelişmeler bizim ne işimize yaradı, bu konuları herkesçe anlaşılacak şekilde inceleyeceğiz.

Şimdilik hoşçakalın,

Gökhan DEMİRCİ