Regression

Regression

TÜR: GERİLİM

Regression, Türkçe adıyla Korku Terapisi, sinemalarda yakın tarihte oynamış olan ve kısa zamanda piyasada ulaşabileceğiniz bir film. Eleştirmenler tarafından hayli düşük puanlar verilerek gişede başarı görmesi bir nevi baştan engellenen filmin kuvvetli yönleri de var, elbette zayıf yönleri de.

Filmin yazarı ve yönetmeni Alejandro Amenabar hakkında birkaç kelam etmek isterim. 1997 yılında yönettiği İspanyol filmi Abre Los Ojos, o kadar ilham verici bulunmuştu ki, Tom Cruise filmin adaptasyon haklarını satın alıp Amerikan versiyonu olan Vanilla Sky‘ı çekip oynamıştı. Sonrasında The Others ile uluslararası platformda tanınan Amenabar, The Sea Inside ve Agora gibi psikolojik yanı ağır basan önemli filmleri sinemaseverlere hediye etti. Filmlerinin 6 tanesinin senaryosunu da kendi yazan yönetmen, neredeyse tüm filmlerinin müziklerini de besteleyerek çok yönlü bir sinemacı olarak kendini kanıtladı. Regression herhalde bu kadar büyük beklenti yaratan bir yönetmene daha özenli olması konusunda uyarı niteliğinde biraz acımasız puanlar aldı.

Oyuncu kadrosu ise, 1989 yapımı Ölü Ozanlar Derneği ile parlamaya başlayan kariyerini son yıllarda ağır karakterler canlandırarak devam ettirmekte olan Ethan Hawke, her ne kadar çok başarılı bir aktrise dönüşmüş olsa da kalbimizde Harry Potter serisinin Hermione‘si olarak kalmaya devam edecek olan Emma Watson, yine Harry Potter oyuncularından David Thewlis ve sinemada iddialı yapımlarda oynayan tek yumurta ikizi Shawn Ashmore‘un aksine oynadığı tv dizileri ile dikkati çeken parlak yüzlü genç Aaron Ashmore‘dan oluşuyor.

90’lı yılların değişim rüzgarlarına ayak uydurmaya çalışan insanlık, maddiyat ile maneviyat arasında en yoğun ikilemlerini yaşamaktadır. Tüm dünyada panik halinde satanizmden bahsedilmekte, bir çok kötülüğün sebebinin insanların şeytana yönelmiş olması ve bu konuda kolları her yere uzanan etkili tarikatları kullanıyor olmasından endişe edilmektedir. Minnesota’da dedektif Bruce Kenner, kızını bir süredir taciz ettiğini kabul eden bir adamın itiraflarını takip ettiği bir davaya sürüklenir. Dava derinleştikçe kimin doğru, kimin yalan söylediği birbirine girer. Olayın büyüyeceği konusunda öngörüde bulunan Kenner, soruşturmaya kattığı bir profesör ile beraber kiliseye sığınan mağdur kıza yardım etmek isterken, kalabalıklaşan bir satanist tarikat komplosunda kendini kaybedecektir.

Bu film hakkında yazmamın amacı, yine çok önemli bir konuya parmak basmış olması ve sonunda hayli önemli bir mesaja bizi yönlendirmesi. Oyunculukların zayıf kaldığını kabul etmemek mümkün değil. Kritiklerin olumsuz etkisiyle çok kısa süre vizyonda kalan film, Amerika’da gösterime girdikten sadece bir ay sonra Amazon Instant Video üzerinden yayınlanmıştı bile.

Gökhan DEMİRCİ

 

5.7
7%