The Choice

The Choice

TÜR: ROMANTİK

Bu hafta vizyona giren ikinci romantik film, The Choice. Kış mevsiminin ağır havasında en azından yürekleri ısındıralım diye bilinçli olarak mı yapıyorlar bilmem ama devreye soktukları bu film türünün meraklıları tarafından sevgiyle kucaklanacaktır.

The Choice, romantik kitapların prensi Nicholas Sparks‘ın 2007 yılında kaleme aldığı aynı isimli romandan uyarlanmış. Yazarın 18 kitabından 11 tanesi sinemaya uyarlanmış durumda olduğundan dolayı, kendisi duygusal hikayeler alanında Hollywood yapımcıları için önemli bir kaynak. Bu uyarlamalardan en çok bilinenler,The NotebookDear John ve Safe Haven.

Filmin yönetmeni Ross Katz, rock müzik temalı bir radyo kanalı sunuculuğundan sinemaya geçiş yapmış bir isim. Reservoir Dogs filminde Quentin Tarantino‘ya asistanlık ederek başlayan sinema kariyerine kamera arkasında bir çok görevde yer alarak yön vermiş. Yönetmenliğini yaptığı toplam üç filmin diğer ikisi ise, 2009 yapımı Taking Chance ve geçen yılın sevimli komedilerinden Adult Beginners.

Bu romantik dramın oyuncu kadrosunda yer alan isimler, sinemadaki çıkışını Abraham Lincoln: Vampire Hunter filmiyle yakalayan Benjamin WalkerThe Sorcerer’s Apprentice ve Warm Bodies filmlerinden hatırlayacağınız güzel oyuncu Teresa PalmerLost dizisi ve Taken film üçlemesinde rol alan Maggie GraceSmallville dizisindeki genç Clark Kent ile adeta bütünleşen Tom Welling ve emektar İngiliz aktör Tom Wilkinson.

Travis Shaw küçük ve sevimli bir sahil kasabasında yaşayan, kadınlar ile ciddi ilişkiler kurmanın hayatını karmaşıklaştırmaktan başka bir işe yaramayacağı düşüncesini kendine yaşam felsefesi edinmiş bir veterinerdir. Bu konudaki fikri, yeni taşınan komşusu hayat dolu tıp öğrencisi Gaby Holland‘a görür görmez aşık olması ile darmadağın olacaktır. Ne var ki Gaby de bir süredir birlikte olduğu doktor erkek arkadaşı ile evlilik hazırlığındadır. İkiliyi, bunca engele rağmen bir araya gelip bir ilişki kurduktan sonra dahi aşkın nelere dayanabileceği ile ilgili bir çok teste tabi olacakları bir hayat beklemektedir.

Her başarılı romanın filmi de aynı ilgiyi görecek diye bir kaide yok. Bu film hakkında yapılan yorumlar, kitabın efsaneleşmiş yazarının fanatiklerinin desteğine rağmen hayli olumsuz. Fakat hepimiz biliyoruz ki romantik film izleyicilerinin büyük bir kısmı, bu tür filmlerden sinema sanatını yüceltmesini bekleyecek kadar çıtayı yüksekte tutmaz. Kalplerini sıcak tutup, sevginin dünyayı iyileştireceği yolundaki umutlarını canlı tutmayı becersin yeter. Bu film de bu görevini layığı ile yapıyor mudur? Sinema salonunda cevabını arayacağınız soru budur.

İyi seyirler.

Gökhan DEMİRCİ

 

6.1
7%